25 Şubat 2008 Pazartesi

Konferans: "Dünya Enerji Görünüm Raporu"

ODTÜ Mezunları Derneği "Enerji Komisyonu", 25 Şubat 2008 Pazartesi günü saat 19:00 - 21:00 saatleri arasında ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri Konferans Salonu'nda (Ankara) "Dünya Enerji Görünüm Raporu" konulu bir konferans düzenliyor. Konferansı Uluslararası Enerji Ajansı'ndan Dr. Fatih Birol verecek.

Konferans hakkinda daha fazla bilgi için FaceBook'un "Events" bölümüne bakılabilir:

"World Energy Outlook by Dr. Fatih Birol"
http://www.facebook.com/event.php?eid=23170026528

Dr. Fatih Birol'un Sunumu (pdf)

20 Şubat 2008 Çarşamba

"Enerji İktisadı" Konulu Kongre Oturumu

DEÜ İİBF İktisat Bölümü tarafından 20-22 Şubat 2008 tarihlerinde İzmir'de İzmir İktisat Kongresi Anısına düzenlenecek 2. Uluslal İktisat Kongresi'nde bir de "Enerji İktisadı" konulu oturum düzenlenecek. Kongre ve söz konusu oturumda sunulacak diğer bildiriler hakkında bilgi almak için: http://www.iibf.deu.edu.tr/uik/

16 Şubat 2008 Cumartesi

Panel: "Nükleer Santralleri Tartışıyoruz"

Tarih: 16.2.2008, Cumartesi, 14:00
Yer: ODTÜ Mezunları Derneği, Vişnelik Tesisleri Konferans Salonu (Ankara)
Ek/Güncel Bilgi: http://www.odtumd.org.tr/
Sunuşlar: Arif Künar & Nevzat Şahin

12 Şubat 2008 Salı

TAEK'in Nükleer Teknoloji ve Enerji Alanındaki Rolü ve Yürüttüğü Çalışmalar Hakkında Toplantı

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanlığı; nükleer teknoloji ve enerji alanındaki rolü ve yürüttüğü (son) çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması amacıyla bir toplantı düzenliyor:

Toplantı Yeri: TAEK Başkanlığı
Toplantı Tarihi: 12 Şubat 2008 (Salı), Saat: 14:00

Toplantı; bilim insanlarımıza, nükleer santral kurmayı ve işletmeyi planlayan yatırımcı kuruluşlara ve basın mensuplarına açık.

İlgili Bağlantılar:

29 Ocak 2008 Salı

Yeni Aylık Dergi: "Cumhuriyet-Enerji"


Elektrik Mühendisleri Odası ile Cumhuriyet Gazetesi, yeni bir aylık enerji dergisi çıkarıyor. İlk sayısı 29 Ocak 2008 tarihinde okurlarla buluşacak olan enerji dergisi, her ayın son salı günü yayımlanacak.

Dergi hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayınız...

Derginin yayınlanan sayıları için ise buraya tıklayınız.

26 Ocak 2008 Cumartesi

Türkiye'deki Enerji Sektörü ve Politikaları Hakkında Güncel Yorum ve Haberler


Osman Sevaioğlu
Tuncay Derman

F. Behçet Yücel

Necdet Pamir

Gürkan Kumbaroğlu

Ergun Tuncer

Enerji Haberleri

Çeşitli Röportajlar

Çeşitli Dergilerdeki Haber ve Köşe Yazıları

(Bu liste sürekli güncelleştirilmektedir ve eksiksiz/mükemmel olma iddiasında değildir.)

18 Ocak 2008 Cuma

Seçilmiş Enerji İktisadı Kitapları (İngilizce)

Enerji iktisadı konulu güncel ve/veya önemli bazı İngilizce kitapları aşağıda listeledim. Türkçe kitapları da yakında burada listeleyeceğim.

Enerji iktisadı konusuna, "küresel ısınma" bağlamında yaklaşan bazı temel kitap ve raporlar için ise şu listeye bakılabilr:

Son olarak, "doğal kaynaklar ve çevre iktisadı" ile ilgili bazı önemli yayınlara da değinelim:

17 Ocak 2008 Perşembe

Çeşitli Ülkelerin Enerji Politikaları Hakkında Kaynaklar

Amerika Birleşik Devletleri (USA):

Avrupa Birliği (EU):

Birleşik Krallık (UK):

Danimarka (Denmark):

Güney Kıbrıs (Cyprus):
Güney Kore (South Korea):

Türkî Cumhuriyetler (Turkic Republics of Central Asia):
Türkiye (Turkey):
Yunanistan (Greece):
(Bu liste sürekli güncelleştirilmektedir ve eksiksiz olma iddiasında değildir.)

Türkiye'nin Enerji Politikaları Hakkındaki Güncel Raporlar


Bu kısa notta, Türkiye'nin enerji politikaları hakkında son yıllarda yayınlanan ulusal ve yabancı kurum raporlarından söz edilecektir. Bu nedenle, notun, özellikle, bu konuda araştırma yapan iktisatçılara ve araştırmacılar yararlı olacağı umut edilmektedir.

Yabancı kurum raporlarının başında Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) raporları gelmektedir. IEA'nın Türkiye'nin enerji politikaları hakkında hazırladığı periyodik raporlara şu bağlantılardan ulaşılabilir: 1997, 2001 ve 2005. Diğer yıllar için, IEA'nın genel raporlarının Türkiye bölümlerine de bakılabilir. Örnek: 2003 ve 2006.

Yerli kurumların Türkiye'nin enerji politikası konulu başlıca raporlarına ise şu bağlantılardan ulaşılabilir:

(Bu liste zaman zaman güncelleştirilmektedir, fakat eksiksiz olma iddiasında değildir.)

14 Ocak 2008 Pazartesi

Enerji Verimliliği Haftası, 10-13 Ocak 2008

Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, "Enerji Verimliliği Haftası" nedeniyle 10-13 Ocak 2008 tarihleri arasında "Enerji Verimliliği Haftası Konferansı ve Fuarı" düzenledi. Konuyla ilgili ek bilgi edinmek için EMO veya EİEİGM sayfalarına bakılabilir.

Malum, Türkiye'nin enerji arz güvenliğinin sağlanmasında en önemli kaynaklardan birisi "enerji verimliliğinin artırılması" ve bunula ilgili "Enerji Verimliliği Yasası" 22 Şubat 2007'de TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmişti. Sanıyorum, bu yasa, yasayı Meclis'ten "çıkartan" AKP hükümeti bile yeterince farkında olmasa da, Türkiye'nin enerji arz güvenliğinin sağlanması yönünde son 5-6 yılda atılan en önemli adımlardan birisi. Belki de bu nedenle, "halka" tanıtımı konusunda yeterince önemli ve açıklayıcı etkinlik düzenlenmediği için bu yasa uygulamada (maalesef) yeterince işlerlik ve başarı kazanamayabilir.

12 Ocak 2008 Cumartesi

TEPAV'da Toplantı: "Küresel Isınma ve İklim Krizi"

İktisat, İşletme ve Finans Dergisi'nin 12 Ocak 2008'de TEPAV'da (Ankara) düzenlediği "Küresel Isınma ve İklim Krizi" konulu toplantıya gitme şansım olmamıştı. Ama o toplantıda konuşulan, tartışılanları, Dr. Aydınonat kendi internet günlüğünde geniş biçimde özetlemiş. Teşekkürler...

17 Aralık 2007 Pazartesi

Bali'de "İklim Koruma Konferansı"

190 ülkenin katılımıyla Endonezya'nın Bali Adası'nda düzenlenen İklim Koruma Konferansı'nda heyetler 2013 yılında yürürlüğe girecek olan yeni iklim anlaşmasının çerçevesini belirlemeye çalıştılar. Konferansın ayrıntıları hakkında bilgi almak için: DW1, DW2, NTVMSNBC, DW2, UNFCCC.

Not: Konferansın ana eksenlerinden birini oluşturan Kyoto Protokolü hakkında şuralardan dolaysız bilgi alınabilir:
Kyoto Protokolü (Türkçe) - Kyoto Protocol (english) [ek bilgi] [Protokolün İngilizce Özeti]
Merkezi İstanbul'da bulunan Enerji Ekonomisi Derneği'nin Kyoto Protokolü hakkındaki değerlendirme ve yaklaşımı için ise buraya tıklayabilirsiniz.


2 Mart 2007 Cuma

Türkiye'nin Enerji Güvenliği ve Enerji Politikaları

Gerek dünyada gerekse Türkiye'de, "enerji güvenliği" kavramı giderek daha çok üzerinde konuşulan bir kavram haline geliyor son yıllarda. İthal enerji kaynaklarına bağımlılığı yüksek olan ülkeler açısından "enerji arz güvenliği", yani enerji kaynaklarının sürekli, güvenilir, temiz ve çeşitli kaynaklardan / ülkelerden olabildiğince uygun fiyatlarla sağlanması ve yüksek verimlilikle tüketilmesi sorunu büyük önem taşırken; genelde enerji ihracatçısı olan ülkeler açısından, kendi enerji kaynaklarına uluslararası piyasalarda çeşitli ülkelerden kesintisiz ve yeterli talebin var olması ve yeterince yüksek fiyatlardan satılabilmesi anlamında "enerji talep güvenliği" kavramı daha fazla ön plana çıkıyor. Dolayısıyla, ister net enerji ithalatçısı isterse ihracatçısı olsun, bütün ülkelerin enerji politikalarının tasarlanması ve uygulanmasında "enerji güvenliği" konusu gerçekten de kritik bir öneme sahip.

Siyasi iktidarlar çoğu kez yalanlasa da, uygulamada enerji ithalatı, üretimi ve tüketimi ile ilgili kolayca gözlemlenebilen aksaklıkların ve yanlışlıkların da açıkça gösterdiği gibi, Türkiye'nin uzun yıllardır (başarılı ve) somut bir enerji politikası yok. Türkiye'deki çok sayıdaki mühendis, jeolog, uluslararası ilişkilerci ve iktisatçı gibi çeşitli disiplinlerden enerji uzmanlarının bu (ortak) eleştirisinin hafiflemesi veya ortadan kalkması için, Türkiye'nin geleceğe yönelik enerji politikalarının özetle şu noktalar dikkate alınarak (yeniden) tasarlanması gerektiğini düşünüyorum:

  1. Enerji tüketiminde verimliliğin ve tasarrufun artırılması: Bir birim GSYİH üretmek için kullanılan enerji miktarını gösteren "enerji yoğunluğu" göstergesi, Türkiye'de 1970'den bu yana istikrarsız salınımalarla giderek artmıştır (bak. Şekil 1). Hemen her ülke için olduğu gibi Türkiye için de, enerji (arz) güvenliğinin sağlanmasında en öncelikli (ve belki de en "ucuz") enerji politikası olarak, sanayide enerji kullanımındaki verimliliğin artırılması ve genelde tüketimdeki savurganlığın azaltılması geliyor. Bu arada, popülist korkaklığa/kolaycılığa kaçmadan ve sanki gerçekten de "gelir dağılımı bozukluğundan" kaynaklandığı için göz yumulmalıymış gibi bir hava yaratmadan, Türkiye'deki yaygın "kaçak elektrik kullanımı"nın üzerine gidilmesi gerektiği de ortadadır. Uzmanların tahminlerine göre, Türkiye'de enerji tüketiminde verimliliğinin artırılması yoluyla yıllık enerji tasarrufu potansiyelinin en az yüzde 15-20'yi (= 14 Mtep) bulacağı hesaplanmaktadır. Bu bakımdan, "Enerji Verimliliği Kanunu" adlı bir yasanın 18 Nisan 2007'de TBMM'de kabul edilmiş olması Türkiye'nin geleceği açısından oldukça umut vericidir.
  2. Fosil yakıtlarla ilgili stratejik depolama olanaklarının geliştirilmesi: Mevcut duruma göre, Türkiye'nin ne doğalgazda ne de ham petrolde (mevcut taşıma boruları ve rafineri stoklarından başka!) herhangi bir stratejik depolama kapasitesine sahip olduğu görülmektedir. Bu bakımdan, Türkiye'de enerji ithalatında ülke ve/veya ürün bağımlılığından doğabilecek (2005 ve 2006 kışlarında doğalgaz ithalatında yaşandığı gibi) darlıklara veya aksamalara karşı stratejik depolama olanaklarının mutlaka bir an önce geliştirilmesi gerektiği ortadadır. Buna dest/ek olacak biçimde, enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden (güvenli) taşınması olanaklarının geliştirilmesi de yararlı olabilir.
  3. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yenilenilebilir enerji kaynaklarına (YEK) artan bir ağırlık verilmesi: Türkiye için; sera gazı emisyonu, küresel ısınma ve iklim değişikliği olgusunu dikkate/ciddiye alan temiz enerji politikalarının geliştirilmesi gerektiği ve ilgili uluslararası anlaşmalara (örn. Kyoto Protokolü) bir an önce taraf olunması gerektiği açıktır. Bu bağlamda, fosil yakıt ağırlıklı enerji politikalarından olabildiğince çabuk vazgeçilmesi gerektiği ve enerji ithalatındaki ülke ve ürün bağımlılığının elden geldiğince azaltılması gerektiği de ortadadır (bak. Şekil 2). Ülkenin bütün enerji gereksiniminin yakın bir gelecekte sadece hidroelektrik, jeotermal, güneş, hidrojen ve rüzgar enerjileri gibi YEK tarafından karşılanamayacağı kabul edilse bile, YEK'e bugüne kadar olduğundan kesinlikle çok daha fazla önem verilmeli ve çeşitli YEK alternatifleri arasında da kaynak çeşitliliğine gidilmelidir. Bu arada, özellikle kuruluş maliyetlerinin düşüklüğü ve doğalgazın görece temiz bir fosil yakıt kaynağı olması nedeniyle 1990'ların başından bu yana Türkiye'de kurulması yoğun biçimde teşvik ve tercih edilen doğalgazla çalışan termik santrallerin, teknik açıdan mümkünse ve olabildiğince çabuk YEK’le çalışır hale getirilmesi düşünülmelidir (bak. Şekil 3). Aksi takdirde, Türkiye'nin doğalgaz ithalatında Rusya ve İran gibi az sayıdaki ve siyasi açıdan sorunlu ülkelere olan bağımlılığı ciddi ekonomik sorunlar yaratmaya devam edecektir ve dahası, kısa vadede doğalgaz tercihinden kaynaklanan maliyet tasarrufları, en azından aşırı fiyat yüksekliği/yükselişleri ve zaman zaman karşılaşılan yurtdışından temin aksamaları nedeniyle sonuçta net olarak zarara dönüşecektir. Ayrıca, “kendimizi küçümsemeden”, YEK’e yönelik (ulusal) teknoloji geliştirme çabalarımız da güçlendirilmelidir. Bütün bu başlık altında belirtilenler, örneğin İsveç'in 2005 yılında aldığı bir kararla 15 yıl içinde ülke ekonomisini tamamen petrolden bağımsızlaştırma hedefine yöneldiği dikkate alındığında, daha da büyük aciliyet ve önem kazanmaktadır.
  4. Nükleer enerjiden yararlanılması: Türkiye'nin YEK'lerin yanı sıra nükleer enerji olanağından da artık yararlanmaya başlaması gerektiği açıktır. Çünkü, Türkiye'nin (yakın) gelecekte artması beklenen enerji talebinin sadece YEK'lere önem verilerek kapatılabilmesi mümkün değilmiş gibi gözükmektedir. Ancak, bu konuda yine de şu dört noktaya dikkat edilmelidir. (a) Günümüzde, nükleer reaktörlerin kullanımı sırasında doğabilecek kaza risklerinin düşük olduğu uzmanlarca iddia edilmekle birlikte, kanımca yine de bu riskler ülkemiz koşulları dikkate alındığında mutlaka ciddiye alınmalıdır. (b) Nükleer atıkların yaratacağı imha/depolama/kirlilik sorunu görmemezlikten gelinmemeli, tam tersine önemsenmelidir. Kanımca, modern teknolojilerin ortaya çıkan atıkların küçümsenmeyecek bir bölümünü yeniden kullanılabilir hale getirilebiliyor olması da, bence bu sorunu tümüyle ortadan kaldırmamaktadır. (c) Seçim ve kullanım aşamasında teknolojik açıdan “dışa bağımlılık”a dikkat edilmesi gereklidir. Çünkü, sonuçta, nükleer santrallerde kullanılacak teknolojinin ithal edilmesi gerekecektir. (d) Meclis'te şu sıralarda yapılan çalışmalara göre, Türkiye'de nükleer enerji üretiminin, dünyadaki yaygın uygulamanın aksine, özel sektöre bırakılması planlanmaktadır. Ancak, bu tercihin olası olumsuz sonuçları üzerinde maalesef yeterince tartışılmamıştır.


Şekil 1: Türkiye'de Enerji Tüketimi ve Yoğunluğu

Kaynak: ETKB ve TÜİK; kendi hesaplamalarım.

Şekil 2: Türkiye'de Yerli Enerji Üretiminin Toplam Tüketime Oranı

Kaynak: ETKB ve TÜİK; kendi hesaplamalarım.

Şekil 3: Enerji Kaynaklarına Göre Brüt Elektrik Enerjisi Üretimi (%, 2006-III)
Kaynak: TÜİK.

Not: Konuyla ilgili bazı yararlı internet bağlantıları için "Sürdürülebilir Büyüme, Enerji, Çevre İktisadı ve Uluslararası Ticaret" adresine bakılabilir.